ogretmen

Sıkça Sorulan Sorular

Sahi Neydi Bayram?

Yıllar geçtikçe Çocukluğumuza ve sevdiklerimizle yaşadığımız bayramları daha çok özlüyoruz. Hepimizin bu konuda anlaştığımızı düşünüyorum. Çünkü çocukluk saflığı ve dünya telaşından uzak geçen güzelliklerdi o günler.

Güzellikleri düşünürken güzel şeyleri anımsamak, sevdiklerimizle olmak farklı bir zevktir. Bu ortamda

Can Yücel'in yaşamdan derslerini okumak çok hoşuma gidiyor. Bayramı nasıl gördüğünü ve parça parça alıntılarını çok gördüm. Tamamını araştırdım. İşte o zaman bütünlüğü yakaladım.Dilerseniz sindire sindire birlikte okuyalım ve yaşayalım istedim...

 

BAYRAM
“Hayata rasgele serpistirilmis ilahi ikramlar,
kiymet bilen kullara her daim bayram yasatir.
Nefes almak bayramdir mesela; günün birinde soluksuz kalinca anlar insan…
Görmenin nasil bir bayram oldugunu karanlik ögretir; sevmeninkini yalnizlik…
Sizlamayan her organ, hele de burun diregi bayramdir.

Bayramdir, elden ayaktan düsmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek,
kurda kusa yem olmayip ‘Çok sükür bugünü de gördük’ diyebilmek…
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdir.
Küsken barismak, ayriyken kavusmak, suskunken konusmak bayramdir.
Bir kitabi bitirmek, bir binayi bitirmek,
bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayi,
kodeste agir cezayi bitirmek bayramdir.

Yogun bakimda sancili geceyi ya da kangren olmus bir ilişkiyi bitirmek de öyle…
Vuslat da bayramdir öte yandan…
Endise içinde beklediginden mektup almak,
telefonda ansizin sesini duymak,
deli gibi burnunda tütenin boynuna sarilmak bayramdir.

En aciktigin anda dumani tüten bir somunun kösesini bölmek,
korktugunda güvendigine sarilabilmek,
dara düstügünde dost kapisini çalabilmek bayramdir.
Bir sürpriz paketinden çikan hediye,
tatli bir sekerlemede üstüne serilen battaniye,
saçlarini müsfik bir sevgiyle oksayan anne bayramdir.

‘Ona güvenmistim, yanilmamisim’ sözü bayramdir.
Hiç aldatmamis, aldanmamis olmak bayram…
Yeni bir sözcük ögrenmek, bir tünelin sonuna gelmek,
müzmin bir isin kapisini çarpip uzun bir yola çikivermek bayramdir.
Zorluklara tek basina gögüs gerebilmek,
gereginde haksizligin üstüne yalin kiliç yürüyebilmek bayramdir.

Yeni eve asilan basma perdeler,alin teriyle kazanilmis ilk rizkin kondugu çerçeveler,
yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sikilan eller bayramdir.
Evde yalnizligi noktalayan insan nefesi,
aksam kapida karsilayan yavuklu busesi,
sevdali bir elin tende gezmesi,
nice adagin ardindan çinlayan çocuk sesi bayramdir.
Sonrasinda gelen ilk dis bayramdir, ilk söz bayram,
ilk adim, ilk yazi, ilk karne bayram…
Güne gülümseyerek baslamak bayramdir.

‘Iyi ki yanimdasin’ bayram, ‘Her seyi sana borçluyum’ bayram,
‘Hiç pisman degilim’ bayram…
Evlatlarin mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek,
konu komsuyla yarenlik edebilmek,
aksamlari eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdir.

Zamani donduran eski fotograflara nedametsiz bakabilmek,
alti çizilmis eski kitaplari ayni inançla okuyabilmek,
yol arkadaslarinin yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdir.
Alni açik yaslanmak bayramdir; ulu bir çinar gibi ayakta ölebilmek bayram…
Bunlarin kadrini bilirseniz, kiymet bilmeyi ögrenirseniz her gününüz bayram olur.
Meraklanmayin, öyledir diye size deli demezler.
Deseler de böyle delilik, bayram artigi günlerdeki nankör akilliliktan evladir.”
Her Gününüz Bayram Olsun…
CAN YÜCEL

 


Firmanı Bul Al ve Sat,,,

Firma aramakla geçer ömrümüz. İhtiyaçlarımızı gidermek, işimizi yaptırmak, yada ürettiğimiz malları satmak için firma ararız. Konuşmalarımız aramalarımıza anlayışı ile yoğunlaşır. Söz konusu ürün neyse yakın çevrede başlayan arama çok uzaklara kadar yayılabiliyor. Firmanı Bulunca anlaşmayı yapıp malı teslim almaya geliyor sıra.

Firmanı Buldun. İş bitti mi. Karşılıklı alışverişin memnuniyet sağlayacağı kalite standartının sağlanabileceği, taahütlerin yerine harfiyen getirilmesi gereken dönem başlar. Onun için her türlü aksamanın önlendiği sözleşmeler gerek Bulduğunuz Firma ile.

Bu gün sizlerle bir ilanı paylaşarak Firmanı Bul için en verimli hizmeti vereceğimi düşündüm. Bakın  Gıda sektörünü ilgilendiren Hollanda firması aradığı firmayı Firmanı Buldan bulabilecek mi?

 

"Sevgili Okuyucu, Değerli firma yetkilisi

 

Biz HollandaBelcikaAlmanya ve Fransa’ya donmus et urunlerin’de hizmet veriyor 1996 

senesinden bu yana kadar3000 cifarinda musterimiz bulunmakta.

 

Bu 3000 musterimizin Marketlerine her iki hafta’da bir ugraniliyor ve hizmettimizi en iyi 

sekilde yapiyoruz.

 

Bundan sonra yapmak istediklerimiz musterilerimize Hamur urunleri sunmaktir Su boregi,

 katmer ve sayreilgialanimiz SU BOREGI ve KATMER.

 

Biz bu mamulleri tam tepsi veya 800 gram seklinde kutularda musterilerimize satisa sunmak istiyoruz

 

Biz’de sizden pallet seklinde satin almak istiyoruz.

 

Bunlarin hakkin’da bize fotoraflariyla birlikte fiyat cikarta bilirmisiniz sizin ve bizim icin 

en karli sekilde olursaseviniriz.

 

Eyer buna dahil olmak ve bizimle birlikte bu calismayi yapa bilirsenizasadaki bilgiler’den 

bize ulasa bilirsiniz."

Firmanı Bul taraflara iyi buluşmalar ve başarılar diler...

 
 
 
Met vriendelijke groet / With kind regards / Mit freundlichen Grüßen,


Elif Saki
            
 
​​
​O.Malkoc
Sahibi 
0031 6 51346771​
Malkoc Oglu Food B.V
Kranenberg 4
5047 TR Tilburg  
 
                               
 

 


Bugün zengin olmak istermisiniz?

 
Tabi ki kim istemez diyorsunuz. Size bu gün okuduğum ve çok beğendiğim, bildiğim fakat anladıkça farkettiğim Para'nın Tau'su kitabından bir alıntı ile sesleneceğim. Kaliteli kitap okumak  veya okunan bir yazı bilge kişileri dinlediğinizde aldığınız enerjiyi paylaşmak olmalı.
Sizler de beğendiğiniz bilgileri dostlarınızla paylaşırsanız hep birlikte fikir zenginliğinde olgunlaşırız.
 
Hala okuduğunuza göre ayni fikirdeyiz. Haydi okumaya başlayalım.
"Sonunda, bana nasıl çabucak milyoner olacağıma dair bir ipucu verecek!" diye düşünüyor olabilirsiniz. Haklısınız da. Size gizli bir hazine göstermek istiyorum. İsterseniz hepsine sahip olabilirsiniz. Fort Knox'taki tüm altınlar bunun yanında sosyal yardım çeki gibi kalır! Bunu ister misiniz?
Tamam, gözlerinizi kapatın… 15 dakika sürecek olan bir hazine avına çıkalım birlikte. Sonra zengin olacaksınız. Hissedebileceğiniz tüm heyecan ve üzüntüleri unutmayı deneyin ve rahatlamak için nefesinizi dinleyin. Kendinizi sakin ve dingin hissettiğinizde başınıza dikkat edin. Kafatasınızdaki beyninizi hissedin ve inanılmaz bir kapasitesi olan süper bir bilgisayar olduğunun farkına varın.
 
Dünyanın en büyük elektronik şirketleri milyarlarca dolarlık bütçelerle, megabyte chip'ler, elektronik hafızalar üretmek için sermaye araştırmasına girerler. Beyniniz ise tam şu anda, hala planlama aşamasında olan gelecek nesil bilgisayar chip'lerinden çok daha karmaşık bir işi başarmakta. Bugün veya önceden görülebilir gelecekte, dünyada hiç kimse yaklaşık olarak beyniniz kadar hızlı, onun kadar çok yönlü bir kapasiteye sahip ve onun gibi küçük, kendi kendine programlayan ve koruyan, taşınabilir, yeniden üretme kapasitesi olan bir bilgisayar yapabilme yeteneğine sahip değil. Düşünen makinenizin inanılmaz yeteneklerinin farkına varın!
Sonra dikkatinizi duyu organlarınıza yöneltin. Gözlerinizi, kulaklarınızı, dokunma duyunuzu, koklama ve tat alma duyularnızı, yeteneklerinizi, ısı farklılıklarınızı, duyu ötesi enerjilerinizi ve vücudunuzun hareketlerini algılayın. Mümkün olduğu kadar duyularınızın potansiyelinin farkına varın. Bu kapasitede bir makine ne kadar eder sizce? Şimdiki teknoloji imkanlarıyla bu yaratılabilir mi?
 
Şimdi de, hareket sisteminize bir göz atalım… Koşabilir, atlayabilir, tırmanabilir, sürünebilir, yüzebilir, dalabilir, bisiklete binebilir, ellerinizin üzerinde yürüyebilir, dans edebilir, merdiven çıkabilir, ve daha bir çok şey yapabilirsiniz! Bilim adamlarının, bir insanın sadece yarısı kadar yürüyebilen bir robotu üretme çabalarında hala başarısız olduklarını biliyor muydunuz? Vücudunuzun diğer kısımlarını da bu şekilde keşfedin. Örneğin; sindirim alanlarına, vücudun bağışıklık sistemine, üreme organlarına, panzehir kabiliyeti vb. şeylere göz atın. Sık sık tekrarlayabileceğiniz bu egzersizden sonra, hayatınıza yeni ve daha olumlu bir bakış açısı getirmek için sahip olduğunuz devasa zenginliğin her gün yeniden farkına varmayı deneyin.
 
Bu egzersizi küçümseyen bir gülümsemeyle geçiştirmeyin! Bu, hayatınızda uzun süreli başarıya sahip olmanın anahtarı olabilir. Bize miras olarak kalan zenginliğin farkına vardığımız oranda, başarılı olma umudumuz da artar. Bu gezegendeki her tür yaşam şekline uyum sağlamada şimdiye kadar en başarılı olmuş bir varlık türünü temsil ediyoruz. Albert Einstein, Sokrates, Marie Curie, Bingenli Aziz Hildegard, Hönderlin, Coco Chanel, Buda ve İsa gibi insanlarla ilgimiz vardır. Bu insanların hepsi, sizin de sahip olduğunuz nitelikleri getirdiler bu dünyaya. Dolayısıyla vazgeçmeyin ve onların bazı yönlerden farklı oldukları yalanını kendinize söylemeyi bırakın. Bu insanlar potansiyellerinin farkındaydılar. Az önceki egzersizde bu tür bir bilincin küçük bir derecesini başardınız. Onlar potansiyellerini, onu uyandırmak, denemek ve geliştirmek suretiyle kullandılar. Şimdi sıra sizde! Hazinelerinizi iyi kullanın!
WALTER LÜBECK"
 
Gücünüzün farkına varın. Mutlu olun sağlıcakla kalın.
 


Bu Gün 10 Kasım O Gün...

Bu gün 10 Kasım 2015. Ayni o günün 1938 yılı saat dokuzu beş geçenin  acısındayız.  Cumhuriyetin kurucıususunu Yıllar önca bir öğrenci anlatılırken, tek kelimelik kompozisyonu ile herşeyi anlattığı bir kelimeyle "Atatürk Ne yapmadı ki..." diyerek özetlemişti. Noktayı Aşık Veysel ustanın kulaklarımda çınlayan ağıtı ile bitirelim. Saygılarımla...
.....
Ağlayalım Atatürk'e 
Bütün dünya kan ağladı 
Başbuğ olmuştu mülke 
Geldi ecel can ağladı 
 
Şüphesiz bu dünya fani 
Tanrı'nın aslanı hani 
İnsi cinsi cem'i mahluk 
Hepsi birden ağladı 
 
Doğu batı cenup şimal 
Aman tanrım bu nasıl hal 
Atatürk'e erdi zeval 
Amir memur altın kürsü 
Yas çekip mebsan* ağladı 
 
İskender-i Zülkarneyin 
Çalışmadı bunca leğin 
Her millet Atatürk deyin 
Cemiyet-i akvam ağladı 
 
Atatürk'ün eserleri 
Söylenecek bundan geri 
Bütün dünyanın her yeri 
Ah çekti vatan ağladı 
 
Fabrikalar icat etti 
Atalığın ispat etti 
Varlığın Türk'e terk etti 
Döndü çark devran ağladı 
 
Bu ne kuvvet bu ne kudret 
Vardı bunda bir hikmet 
Bütün Türkler İnönü İsmet 
Gözlerinden kan ağladı 
 
Tren hattı tayyareler 
Türkler giydi hep karalar 
Semerkand'ı Buhara'lar 
İşitti her yan ağladı 
 
Siz sağ olun Türk gençleri 
Çalışanlar kalmaz geri 
Mareşal Fevzi'nin askerleri 
Ordular teğmen ağladı 
 
Zannetme ağlayan gülmez 
Aslan yatağı boş kalmaz 
Yalınız gidenler gelmez 
Felek-el mevt'in elinden 
Her gelen insan ağladı 
 
Uzatma Veysel bu sözü 
Dayanmaz herkesin özü 
Koruyalım yurdumuzu 
Dost değil düşman ağladı...             
 
 Aşık Veysel Şatıroğlu
 


Sümüklü Kızım

 
 
SÜMÜKLÜ KIZ
Bayramda Dikili Salihler mahallesinde büyüklerimizi ziyaret ettik. Anılar, konuları, güzellikler konuşmaları açtı. İnanın konular çok güzeldi. Bana göre en ilginci ailecek sık görüşmekten zevk aldığımız emekli öğretmenimiz Cevdet Hocam ve eşi Süheyla ablamızla olanınıydı.
 
Size bunlardan sadece birini Sümüklü Kızın yaşanmış öyküsünü anlatayım. Cedet Hocam köy Enstitüsü mezunudur. Bilirsiniz onlar uygulama içinde yetiştiklerinden çocuklarla ve halkla kalıcı ve sevgi dolu ilişki kurmakta ustadırlar. Dostlukları güçlendirmede üstlerine yoktur. Ben sözü uzatmadan Cevdet Hocam'a bırakarak engin tecrübenin en mutlu anını sizlerle paylaşmak isterim.
 
"Somada Atatürk İlkokulunda öğretmenim. Yan yana iki kardeş oturuyorlar. O kadar yoksullar ki, çantalarını bile beraber kullanıyorlar. Onlara gizlice kitap defter kalem desteği yapıyordum.  Bitanesinin burnu sürekli görünecek şekilde sümüklü olurdu. Burnunu silemezdi. Ben yanına gidip başını okşar, sarılırdım. O zamanlar böyle kağıt mendiller hiç yoktu. Cebimden mendilimi çıkarıp burnunu siler başını okşardım. Bazen de yanağına bir öpük kon dururdum. Her seferinde mendilimi  ona verirdim. Dersleri de iyiydi. Okulu başarıyla bitirdi.
 
Yıllar sonra emekli oldum. Geçenlerde Soma'da caddede yürüyorum. Karşıma biri geldi. Yol veriyorum. O da yol veriyor. Ayni yöne karşılıklı çekildiğimiz için geçemiyoruz. Kızdım.            "-Ben durayım bari sen geç dedim. Başımı hışımla kaldırp kim bu diye baktım ki karşımda dünya güzeli dalyan gibi bir kız. Bana gülümsüyor.
 
-"Ne gülüyorsun? Hadi geç git işine" dedim. Bana daha da yaklaştı. 
"-Hocam beni tanımadın-mı?" .
Tamam anlaşıldı, öğrencimmiş ama hangi okuldan kim acaba diye düşündüm. 
"-Yok tanıyamadım . Hangi okul dansın bakayım . Sabri Balcı'danmı, yoksa Atatürk'ten misin? 
-"Evet Atatürk'ten" dedi. Dikkatli baktım. Tanımadım. Bir daha düşündüm sen dedim yoksa ...  Hayır hayır o sarışındı. Olmaz diye düşündüm.
-" İpucu vereyim mi Hocam?" 
"-Dur, dur, sen yoksa sen benim sümüklü kızım mısın? 
"-Evet" dedi daha bir sıcak, daha samimi sokuldu. Ellerime sarıldı ve öptü.
-"Seni öpmeyeceğim. Çünkü sen sümüklü bir kızsın. Tamam. Ayrıca hadi ver bakalım bana bütün mendillerimi."
"Sen beni Sümüklü halimle öperdin. Şimdi haydi haydi öpersin. Hem ben sana mendil değil takımlar elbiseler alacağım."
Beni mağazaya sürüklüyor. 
"-Dur, dur yavrum. Asla olmaz. O bir şakaydı" dedim. 
 
\"\"
 
 
"Öğretmenim sizin bana gösterdiğiniz sevgi ile, destekle ben yıllarca yaşadım. Size hepsi az gelir. Size arkadaşlarıma anlattığımda onlar "bizim senin öğretmenin gibi bir öğretmenimiz olsaydı biz Doktor olurduk derlerdi. Şimdi İstanbul Guraba Hastanesinde Baş Hemşire olarak çalışıyorum. Hasta olmanızı istemem ama bir gün ihtiyaç duyarsanız size ben bakacağım. Bana bir haber uçurun yeter"..
.
Öyle sevindim ki "Sümüklü Fatmam" meslek sahibi olmuş. Neler söylüyor. İki gözümden yaşlar boşandı. Sarıldık. O da ben de birlikte doyasıya ağladık. Çok güzellikler yaşadım ama bu anı, bu mutluluk gözyaşlarını hiç unutamam..."
 


Babaca Yaşam Öğütleri

Rus Edebiyatının Efsane Yazarı Tolstoy'dan, Yaşamınıza Işık Tutacak 19 Tespit
 
1. "Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar."
 
2. "Kimse, kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir, bilmelisin. Küçümsediğin her şey için gün gelir, önemsediğin bir bedel ödersin."
 
3. "Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir. Ya yaşaman gerekenleri zamanında yaşayacaksın, ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın."
 
4. "İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini. Payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür."
 
5. "Bozuk para insanın cebini deler, bozuk insan da kalbini. Bu yüzden harcayın ikisini de gitsin."
 
6. "İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek için ise uyandırmak gerekir."
 
7. "Herkes insanlığın kötüye gittiğini kabul eder ama hiç kimse kendisinin kötüye gittiğini kabul etmez."
 
8. "Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez."
 
9. "Varlığı bir şey kazandırmayan insanların, yokluğu hiçbir şey kaybettirmez."
 
10. "Ne diye şeytana kızarsın? Bir iyilik yap da, o sana kızsın."
 
11. "Bil ki, yaşadıklarınla değil yaşattıklarınla anılırsın. Ve Unutma; ne yaşattıysan elbet bir gün onu yaşarsın."
 
12. "Bir kadının kaderi, sevdiği adamın ihanetiyle sevmediği adamın sadakati arasında çizilir."
 
13. "Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir."
 
14. "Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir."
 
15. "En güçlü iki savaşçı sabır ve zamandır."
 
16. "Mutluluğu ihtiraslarda değil kendi yüreğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda değil içimizdedir."
 
17. "Bir insan acı duyarsa canlıdır. Başkasının acısını duyarsa insandır."
 
18. "Hayat bizi resmen dört işlemle sınar; gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla böler, insanlıktan çıkarır ve sonunda topla kendini der."
 
19. "İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruştadır." Dostlarıma


Babaca Baba Dersleri

Rus Edebiyatının Efsane Yazarı Tolstoy'dan, Yaşamınıza Işık Tutacak 19 Tespit
 
1. "Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar."
 
2. "Kimse, kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir, bilmelisin. Küçümsediğin her şey için gün gelir, önemsediğin bir bedel ödersin."
 
3. "Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir. Ya yaşaman gerekenleri zamanında yaşayacaksın, ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın."
 
4. "İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini. Payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür."
 
5. "Bozuk para insanın cebini deler, bozuk insan da kalbini. Bu yüzden harcayın ikisini de gitsin."
 
6. "İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek için ise uyandırmak gerekir."
 
7. "Herkes insanlığın kötüye gittiğini kabul eder ama hiç kimse kendisinin kötüye gittiğini kabul etmez."
 
8. "Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez."
 
9. "Varlığı bir şey kazandırmayan insanların, yokluğu hiçbir şey kaybettirmez."
 
10. "Ne diye şeytana kızarsın? Bir iyilik yap da, o sana kızsın."
 
11. "Bil ki, yaşadıklarınla değil yaşattıklarınla anılırsın. Ve Unutma; ne yaşattıysan elbet bir gün onu yaşarsın."
 
12. "Bir kadının kaderi, sevdiği adamın ihanetiyle sevmediği adamın sadakati arasında çizilir."
 
13. "Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir."
 
14. "Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir."
 
15. "En güçlü iki savaşçı sabır ve zamandır."
 
16. "Mutluluğu ihtiraslarda değil kendi yüreğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda değil içimizdedir."
 
17. "Bir insan acı duyarsa canlıdır. Başkasının acısını duyarsa insandır."
 
18. "Hayat bizi resmen dört işlemle sınar; gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla böler, insanlıktan çıkarır ve sonunda topla kendini der."
 
19. "İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruştadır." Dostlarıma


Baba yazılar

Rus Edebiyatının Efsane Yazarı Tolstoy'dan, Yaşamınıza Işık Tutacak 19 Tespit
 
1. "Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar."
 
2. "Kimse, kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir, bilmelisin. Küçümsediğin her şey için gün gelir, önemsediğin bir bedel ödersin."
 
3. "Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir. Ya yaşaman gerekenleri zamanında yaşayacaksın, ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın."
 
4. "İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini. Payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür."
 
5. "Bozuk para insanın cebini deler, bozuk insan da kalbini. Bu yüzden harcayın ikisini de gitsin."
 
6. "İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek için ise uyandırmak gerekir."
 
7. "Herkes insanlığın kötüye gittiğini kabul eder ama hiç kimse kendisinin kötüye gittiğini kabul etmez."
 
8. "Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez."
 
9. "Varlığı bir şey kazandırmayan insanların, yokluğu hiçbir şey kaybettirmez."
 
10. "Ne diye şeytana kızarsın? Bir iyilik yap da, o sana kızsın."
 
11. "Bil ki, yaşadıklarınla değil yaşattıklarınla anılırsın. Ve Unutma; ne yaşattıysan elbet bir gün onu yaşarsın."
 
12. "Bir kadının kaderi, sevdiği adamın ihanetiyle sevmediği adamın sadakati arasında çizilir."
 
13. "Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir."
 
14. "Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir."
 
15. "En güçlü iki savaşçı sabır ve zamandır."
 
16. "Mutluluğu ihtiraslarda değil kendi yüreğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda değil içimizdedir."
 
17. "Bir insan acı duyarsa canlıdır. Başkasının acısını duyarsa insandır."
 
18. "Hayat bizi resmen dört işlemle sınar; gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla böler, insanlıktan çıkarır ve sonunda topla kendini der."
 
19. "İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruştadır." Dostlarıma


Babaca Öğütler

Rus Edebiyatının Efsane Yazarı Tolstoy'dan, Yaşamınıza Işık Tutacak 19 Tespit
 
1. "Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar."
 
2. "Kimse, kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir, bilmelisin. Küçümsediğin her şey için gün gelir, önemsediğin bir bedel ödersin."
 
3. "Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir. Ya yaşaman gerekenleri zamanında yaşayacaksın, ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın."
 
4. "İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini. Payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür."
 
5. "Bozuk para insanın cebini deler, bozuk insan da kalbini. Bu yüzden harcayın ikisini de gitsin."
 
6. "İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek için ise uyandırmak gerekir."
 
7. "Herkes insanlığın kötüye gittiğini kabul eder ama hiç kimse kendisinin kötüye gittiğini kabul etmez."
 
8. "Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez."
 
9. "Varlığı bir şey kazandırmayan insanların, yokluğu hiçbir şey kaybettirmez."
 
10. "Ne diye şeytana kızarsın? Bir iyilik yap da, o sana kızsın."
 
11. "Bil ki, yaşadıklarınla değil yaşattıklarınla anılırsın. Ve Unutma; ne yaşattıysan elbet bir gün onu yaşarsın."
 
12. "Bir kadının kaderi, sevdiği adamın ihanetiyle sevmediği adamın sadakati arasında çizilir."
 
13. "Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir."
 
14. "Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir."
 
15. "En güçlü iki savaşçı sabır ve zamandır."
 
16. "Mutluluğu ihtiraslarda değil kendi yüreğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda değil içimizdedir."
 
17. "Bir insan acı duyarsa canlıdır. Başkasının acısını duyarsa insandır."
 
18. "Hayat bizi resmen dört işlemle sınar; gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla böler, insanlıktan çıkarır ve sonunda topla kendini der."
 
19. "İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruştadır." Dostlarıma


Hep Güzeldi ama sahi nerede o BAYRAMLAR

Yıllar geçtikçe Çocukluğumuza ve sevdiklerimizle yaşadığımız bayramları daha çok özlüyoruz. Hepimizin bu konuda anlaştığımızı düşünüyorum. Çünkü çocukluk saflığı ve dünya telaşından uzak geçen güzelliklerdi o günler.

Güzellikleri düşünürken güzel şeyleri anımsamak, sevdiklerimizle olmak farklı bir zevktir. Bu ortamda

Can Yücel'in yaşamdan derslerini okumak çok hoşuma gidiyor. Bayramı nasıl gördüğünü ve parça parça alıntılarını çok gördüm. Tamamını araştırdım. İşte o zaman bütünlüğü yakaladım.Dilerseniz sindire sindire birlikte okuyalım ve yaşayalım istedim...

 

BAYRAM
“Hayata rasgele serpistirilmis ilahi ikramlar,
kiymet bilen kullara her daim bayram yasatir.
Nefes almak bayramdir mesela; günün birinde soluksuz kalinca anlar insan…
Görmenin nasil bir bayram oldugunu karanlik ögretir; sevmeninkini yalnizlik…
Sizlamayan her organ, hele de burun diregi bayramdir.

 

 

Bayramdir, elden ayaktan düsmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek,
kurda kusa yem olmayip ‘Çok sükür bugünü de gördük’ diyebilmek…
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdir.
Küsken barismak, ayriyken kavusmak, suskunken konusmak bayramdir.
Bir kitabi bitirmek, bir binayi bitirmek,
bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayi,
kodeste agir cezayi bitirmek bayramdir.

Yogun bakimda sancili geceyi ya da kangren olmus bir ilişkiyi bitirmek de öyle…
Vuslat da bayramdir öte yandan…
Endise içinde beklediginden mektup almak,
telefonda ansizin sesini duymak,
deli gibi burnunda tütenin boynuna sarilmak bayramdir.

En aciktigin anda dumani tüten bir somunun kösesini bölmek,
korktugunda güvendigine sarilabilmek,
dara düstügünde dost kapisini çalabilmek bayramdir.
Bir sürpriz paketinden çikan hediye,
tatli bir sekerlemede üstüne serilen battaniye,
saçlarini müsfik bir sevgiyle oksayan anne bayramdir.

‘Ona güvenmistim, yanilmamisim’ sözü bayramdir.
Hiç aldatmamis, aldanmamis olmak bayram…
Yeni bir sözcük ögrenmek, bir tünelin sonuna gelmek,
müzmin bir isin kapisini çarpip uzun bir yola çikivermek bayramdir.
Zorluklara tek basina gögüs gerebilmek,
gereginde haksizligin üstüne yalin kiliç yürüyebilmek bayramdir.

Yeni eve asilan basma perdeler,alin teriyle kazanilmis ilk rizkin kondugu çerçeveler,
yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sikilan eller bayramdir.
Evde yalnizligi noktalayan insan nefesi,
aksam kapida karsilayan yavuklu busesi,
sevdali bir elin tende gezmesi,
nice adagin ardindan çinlayan çocuk sesi bayramdir.
Sonrasinda gelen ilk dis bayramdir, ilk söz bayram,
ilk adim, ilk yazi, ilk karne bayram…
Güne gülümseyerek baslamak bayramdir.

‘Iyi ki yanimdasin’ bayram, ‘Her seyi sana borçluyum’ bayram,
‘Hiç pisman degilim’ bayram…
Evlatlarin mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek,
konu komsuyla yarenlik edebilmek,
aksamlari eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdir.

Zamani donduran eski fotograflara nedametsiz bakabilmek,
alti çizilmis eski kitaplari ayni inançla okuyabilmek,
yol arkadaslarinin yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdir.
Alni açik yaslanmak bayramdir; ulu bir çinar gibi ayakta ölebilmek bayram…
Bunlarin kadrini bilirseniz, kiymet bilmeyi ögrenirseniz her gününüz bayram olur.
Meraklanmayin, öyledir diye size deli demezler.
Deseler de böyle delilik, bayram artigi günlerdeki nankör akilliliktan evladir.”
Her Gününüz Bayram Olsun…
CAN YÜCEL

 


Çok Güzeldi Bayram...

Yıllar geçtikçe Çocukluğumuza ve sevdiklerimizle yaşadığımız bayramları daha çok özlüyoruz. Hepimizin bu konuda anlaştığımızı düşünüyorum. Çünkü çocukluk saflığı ve dünya telaşından uzak geçen güzelliklerdi o günler.

Güzellikleri düşünürken güzel şeyleri anımsamak, sevdiklerimizle olmak farklı bir zevktir. Bu ortamda

Can Yücel'in yaşamdan derslerini okumak çok hoşuma gidiyor. Bayramı nasıl gördüğünü ve parça parça alıntılarını çok gördüm. Tamamını araştırdım. İşte o zaman bütünlüğü yakaladım.Dilerseniz sindire sindire birlikte okuyalım ve yaşayalım istedim...

 

BAYRAM
“Hayata rasgele serpistirilmis ilahi ikramlar,
kiymet bilen kullara her daim bayram yasatir.
Nefes almak bayramdir mesela; günün birinde soluksuz kalinca anlar insan…
Görmenin nasil bir bayram oldugunu karanlik ögretir; sevmeninkini yalnizlik…
Sizlamayan her organ, hele de burun diregi bayramdir.

 

 

Bayramdir, elden ayaktan düsmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek,
kurda kusa yem olmayip ‘Çok sükür bugünü de gördük’ diyebilmek…
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdir.
Küsken barismak, ayriyken kavusmak, suskunken konusmak bayramdir.
Bir kitabi bitirmek, bir binayi bitirmek,
bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayi,
kodeste agir cezayi bitirmek bayramdir.

Yogun bakimda sancili geceyi ya da kangren olmus bir ilişkiyi bitirmek de öyle…
Vuslat da bayramdir öte yandan…
Endise içinde beklediginden mektup almak,
telefonda ansizin sesini duymak,
deli gibi burnunda tütenin boynuna sarilmak bayramdir.

En aciktigin anda dumani tüten bir somunun kösesini bölmek,
korktugunda güvendigine sarilabilmek,
dara düstügünde dost kapisini çalabilmek bayramdir.
Bir sürpriz paketinden çikan hediye,
tatli bir sekerlemede üstüne serilen battaniye,
saçlarini müsfik bir sevgiyle oksayan anne bayramdir.

‘Ona güvenmistim, yanilmamisim’ sözü bayramdir.
Hiç aldatmamis, aldanmamis olmak bayram…
Yeni bir sözcük ögrenmek, bir tünelin sonuna gelmek,
müzmin bir isin kapisini çarpip uzun bir yola çikivermek bayramdir.
Zorluklara tek basina gögüs gerebilmek,
gereginde haksizligin üstüne yalin kiliç yürüyebilmek bayramdir.

Yeni eve asilan basma perdeler,alin teriyle kazanilmis ilk rizkin kondugu çerçeveler,
yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sikilan eller bayramdir.
Evde yalnizligi noktalayan insan nefesi,
aksam kapida karsilayan yavuklu busesi,
sevdali bir elin tende gezmesi,
nice adagin ardindan çinlayan çocuk sesi bayramdir.
Sonrasinda gelen ilk dis bayramdir, ilk söz bayram,
ilk adim, ilk yazi, ilk karne bayram…
Güne gülümseyerek baslamak bayramdir.

‘Iyi ki yanimdasin’ bayram, ‘Her seyi sana borçluyum’ bayram,
‘Hiç pisman degilim’ bayram…
Evlatlarin mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek,
konu komsuyla yarenlik edebilmek,
aksamlari eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdir.

Zamani donduran eski fotograflara nedametsiz bakabilmek,
alti çizilmis eski kitaplari ayni inançla okuyabilmek,
yol arkadaslarinin yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdir.
Alni açik yaslanmak bayramdir; ulu bir çinar gibi ayakta ölebilmek bayram…
Bunlarin kadrini bilirseniz, kiymet bilmeyi ögrenirseniz her gününüz bayram olur.
Meraklanmayin, öyledir diye size deli demezler.
Deseler de böyle delilik, bayram artigi günlerdeki nankör akilliliktan evladir.”
Her Gününüz Bayram Olsun…
CAN YÜCEL

 


Güzel Olurdu Bayramlar sahiden

Yıllar geçtikçe Çocukluğumuza ve sevdiklerimizle yaşadığımız bayramları daha çok özlüyoruz. Hepimizin bu konuda anlaştığımızı düşünüyorum. Çünkü çocukluk saflığı ve dünya telaşından uzak geçen güzelliklerdi o günler.

Güzellikleri düşünürken güzel şeyleri anımsamak, sevdiklerimizle olmak farklı bir zevktir. Bu ortamda

Can Yücel'in yaşamdan derslerini okumak çok hoşuma gidiyor. Bayramı nasıl gördüğünü ve parça parça alıntılarını çok gördüm. Tamamını araştırdım. İşte o zaman bütünlüğü yakaladım.Dilerseniz sindire sindire birlikte okuyalım ve yaşayalım istedim...

 

BAYRAM
“Hayata rasgele serpistirilmis ilahi ikramlar,
kiymet bilen kullara her daim bayram yasatir.
Nefes almak bayramdir mesela; günün birinde soluksuz kalinca anlar insan…
Görmenin nasil bir bayram oldugunu karanlik ögretir; sevmeninkini yalnizlik…
Sizlamayan her organ, hele de burun diregi bayramdir.

 

 

Bayramdir, elden ayaktan düsmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek,
kurda kusa yem olmayip ‘Çok sükür bugünü de gördük’ diyebilmek…
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdir.
Küsken barismak, ayriyken kavusmak, suskunken konusmak bayramdir.
Bir kitabi bitirmek, bir binayi bitirmek,
bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayi,
kodeste agir cezayi bitirmek bayramdir.

Yogun bakimda sancili geceyi ya da kangren olmus bir ilişkiyi bitirmek de öyle…
Vuslat da bayramdir öte yandan…
Endise içinde beklediginden mektup almak,
telefonda ansizin sesini duymak,
deli gibi burnunda tütenin boynuna sarilmak bayramdir.

En aciktigin anda dumani tüten bir somunun kösesini bölmek,
korktugunda güvendigine sarilabilmek,
dara düstügünde dost kapisini çalabilmek bayramdir.
Bir sürpriz paketinden çikan hediye,
tatli bir sekerlemede üstüne serilen battaniye,
saçlarini müsfik bir sevgiyle oksayan anne bayramdir.

‘Ona güvenmistim, yanilmamisim’ sözü bayramdir.
Hiç aldatmamis, aldanmamis olmak bayram…
Yeni bir sözcük ögrenmek, bir tünelin sonuna gelmek,
müzmin bir isin kapisini çarpip uzun bir yola çikivermek bayramdir.
Zorluklara tek basina gögüs gerebilmek,
gereginde haksizligin üstüne yalin kiliç yürüyebilmek bayramdir.

Yeni eve asilan basma perdeler,alin teriyle kazanilmis ilk rizkin kondugu çerçeveler,
yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sikilan eller bayramdir.
Evde yalnizligi noktalayan insan nefesi,
aksam kapida karsilayan yavuklu busesi,
sevdali bir elin tende gezmesi,
nice adagin ardindan çinlayan çocuk sesi bayramdir.
Sonrasinda gelen ilk dis bayramdir, ilk söz bayram,
ilk adim, ilk yazi, ilk karne bayram…
Güne gülümseyerek baslamak bayramdir.

‘Iyi ki yanimdasin’ bayram, ‘Her seyi sana borçluyum’ bayram,
‘Hiç pisman degilim’ bayram…
Evlatlarin mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla gidebilmek,
konu komsuyla yarenlik edebilmek,
aksamlari eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdir.

Zamani donduran eski fotograflara nedametsiz bakabilmek,
alti çizilmis eski kitaplari ayni inançla okuyabilmek,
yol arkadaslarinin yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdir.
Alni açik yaslanmak bayramdir; ulu bir çinar gibi ayakta ölebilmek bayram…
Bunlarin kadrini bilirseniz, kiymet bilmeyi ögrenirseniz her gününüz bayram olur.
Meraklanmayin, öyledir diye size deli demezler.
Deseler de böyle delilik, bayram artigi günlerdeki nankör akilliliktan evladir.”
Her Gününüz Bayram Olsun…
CAN YÜCEL

 


Bizden haberdar olmak ister misiniz?

Reklam Adı

Copyright, Her hakkı saklıdır.firmanibul.net | 2019

Iyzico